İstanbul Noir

New York merkezli Akashic Books yayınevinin “Noir” isimli dizisini kapsamında, editörlüğünü Amy Spangler ile Mustafa Ziyalan’ın üstlendiği ve 16 yazarın İstanbul’un farklı semtlerinde geçen öykülerinin bir araya getirildiği [Istanbul Noir/Kara Istanbul] isimli kitap, sanırım, dünyayla eş zamanlı olarak Türkiye’de de yayımlandı.


On altı yazar, farklı semtlerde geçen birer öykülerini verdiler Kara İstanbul’a. Bu yazarlar: İsmail Güzelsoy, Feryal Tilmaç, Mehmet Bilâl, Barış Müstecaplıoğlu, Hikmet Hükümenoğlu, Jessica Lutz, Algan Sezgintüredi, Lydia Lunch, Yasemin Aydınoğlu, Mustafa Ziyalan, Behçet Çelik, İnan Çetin, Tarkan Barlas, Rıza Kıraç, Sadık Yemni ve Müge İplikçi.

Ayrıca, kitapta, bir dönem İstanbul’a kafayı iyi takmış olan, efsane No Wave’ci Lydia Lunch’dan da bir öykü olması, karşımızdaki kitap projesini daha da güzelleştiriyor. Aslında kitaba önce önyargıyla yaklaştım. Konu İstanbul’un karanlık yanı olunca, böylesi sonsuz bir konu kaynağında kitap naif kalabilir diye düşünüyordum. Ancak seçki gayet iyi kotarılmış; kara, bazen karamsar ve hatta komik.

Türkçe’de Everest yayınları tarafından yayımlanan kitabın editörleri hakkında:

AMY SPANGLER
ABD’nin Ohio eyaletinde doğdu, büyüdü. Bryn Mawr College’ın Arkeoloji ve Alman Dili ve Edebiyatı bölümlerinden mezun oldu. İstanbul’a taşındı. Bir süre Çitlembik Yayınları’nda yayın koordinatörlüğü yaptı. 2005 yılında AnatoliaLit Ajansı kurdu. Türkiye edebiyatından çeşitli eserleri İngilizce’ye çevirdi, çeviriyor. Bunlardan biri, Aslı Erdoğan’ın romanı Kırmızı Pelerinli Kent 2007 yılında The City in Crimson Cloak adıyla Amerika’da yayınlandı.

MUSTAFA ZİYALAN
Zonguldakta doğdu. Şimdilerde New York’ta psikiyatristlik yapıyor, Red Hook (Kızıl Kanca) semtinde yaşıyor. İnternette Marmara dergisini yayınlıyor. Şiir, deneme ve öyküleri 1983′ten bu yana süreli yayınlarda, seçkilerde yer aldı. Su Kedileri adlı bir öykü, Yakılacak Kentlerden adlı bir gezi kitabı var. Son şiir kitabı Bucaksız 2008 yılında yayınlandı

Israrla İsteyiniz


Jean C. Grange üstadımız yeni bir kitapla daha karşımızda. Şeytan Yemini kitabından sonra artık bir kısır döngüye gireceği gibi salakça bir varsayıma kapıldığım ve bir sonraki kitabında konu olarak neyi seçeceği konusunda dehşetengiz bir merak duyduğum bu adam beni yine şaşırtmadı ve Koloni isimli leziz kitabını biz kitap severlerin beğenisine sundu. Yine yaratıcı cinayetlerin, gerçeküstücülüğün ve gerilimin tavan yaptığı kitap okunulası ve arşivlenesi cinsten. Tükenmeden alınız.

Şiyirsel Bunalımlar

CANIM SIKINTI SINIRI
Aydınlıkta köhneliği belirginleşen ve kentte ve konutta hiçbir şey neyse ben oyum. Öylesine bağsız ve yeğniyim ki bu hafifliğin şiddetinin bedelini bir gün öderim diye düşünüyorum. Sanki varoluş beni cezalandırmak ister gibi; yoğunluğundan bana düşen payını benden geri alarak bu yoğunluğa, olur olmadık herkese ve her şeye fazlasıyla katlayarak sunuyor. Ülkem yok, cinsim yok, soyum yok, ırkım yok; ve bunlara mal ettirici biricik güç, inancım yok. Hiçlik tanrısının kayrasıyla kutsanmış ben yalnızca buna inanabilirim, ben. Yere göğe zamana denize kayalara ve kuşlara da dokunan aynı tanrı değil mi? Bu kutla tanrınınn yönetkenliğinde, olmayan ellerimle bir yok-tanrı'yı tutuyor ve ölçüyorum yokluğun ağırlığını. Kefe'lerinden birine onun oylumu pekâlâ sığıyor, diğerine duygular, duyumlar ve düşünceler yığılıyor, işte yetkin eşitlik...her gün her gece bu eşitliğin bilgisiyle geçiyor. Bir eskiciden satın alınmış bu teraziyi birgün başka bir eskiciye vereceğim, o gün, tozanlarım her bir yana dağılıp toprağın suyun ölümsüzlüğüne eklemlenecekler ve ben özgürleşeceğim.

Nilgün Marmara


Edebi Durumlar - Makamdan Şifaya


Türkiye İş Bankası yayınlarından çıkan "Makamdan Şifaya" adlı kitap, Türk müziği alanında 20 yılı aşkın süredir çalışan yazarların bilgilerini tedavi alanına aktarmak amacından doğmuş. Müzikle Tedavide Türk Müziğinin Kullanımı Levent Öztürk, Halil Erseven, M. Fadıl Atik tarafından hazırlanan Makamdan Şifaya'da "Uyku öncesi gevşeme ve kolay uyku için" ve "Sabah kalkınca güne zinde başlamak ve canlanmak için" notuyla iki adet CD yer alıyor.

Dr. Levent Öztürk'ün kaleme aldığı bölümde, tedavi amaçlı müziğin insanlık tarihi kadar eski olduğu anımsatılarak, kitabın ana mesajı şu sözlerle anlatılıyor: "Kitabın ana mesajı müzikle tedavi alanında Türk Müziği olarak adlandırdığımız müzik türünün de kullanılırlığının olduğu ve kullanılması gerekliliğini vurgulamaktır. Türk Müziği’nden kastımız esas olarak Klasik Türk Müziği ya da Türk Sanat Müziği olarak adlandırılan müzik türüdür. Ancak, kitabın ilerleyen bölümlerinde klasik dönem dışında yer alan eserlerden de söz edildiği için sadece Türk Müziği tanımlamasını kullanmak kitabın kapsamı bakımından daha uygun görünmektedir. Bu kitapta, tedavi amaçlı kullanırken Türk Müziği eserlerinin hangi özelliklerinin dikkate alınmasının yararlı olacağı konusunda da doğrudan yazarlar tarafından geliştirilen orijinal görüşler sunulmaktadır" denilerek yanıt aranan soruların neler olduğu sıralanıyor:

1- Müzik dinlemek ya da bizzat müzik yapmak insan vücudunda ne gibi değişikliklere neden olmakta ve ne gibi yanıtların ortaya çıkmasını sağlamaktadır?
2- Ortaya çıkan bu değişiklikler ya da yanıtlar, klinikte herhangi bir hastalığın tedavi sürecinde katkı sağlayabilir mi?
3- Henüz hastalık aşamasına geçmemiş fiziksel ya da duygusal bozuklukların hastalık boyutuna varmadan düzeltilmesinde müziğin yararı olabilir mi?

MÜZİK NELERİ TEDAVİ EDİYOR?
Kitapta müzikle tedavide makamın, usulün, insan sesinin ve icra sazının önemi gibi başlıkların yanısıra müziğin nörofizyolojisi ele alınıyor. Müzikle tedavinin kullanıldığı tıbbi durumlar başlığı altında ise,

  • Ağrı tedavisinde müzik,
  • Uyku bozukluklarının tedavisinde müzik,
  • Hayatı tehdit eden hastalıkların tedavisinde müzik,
  • Çocuk gelişiminde müzikle tedavi anlatılıyor.

Makamdan Şifaya -İş Bankası Kültür Yayınları / Fiyatı: 18 TL